Unutma Beni Apartmanı, Nermin Yıldırım

Kitap, artık 40’lı yaşlarını yaşayan ve o güne kadar annesi ile hiç tanışmamış olan Sürreya’nın hikayesini anlatıyor. Arka planda ise 1950’lerden bugüne Türkiye var. Zira bir kişinin hayatını ele alırken yaşadığı toplumdan, toplumun psikolojisinden, şahit olunanlardan da bahsetmek gerekir. İster beğenelim ister beğenmeyelim yaşadığımız toplum, dönem, bize, seçimlerimize, karakterimize dokunuyor bir şekilde. İşte “Unutma Beni Apartmanı” da bu gerçeği gösteriyor, sezdiriyor okura muhteşem kurgusuyla…

Unutma Beni Apartmanı, hem Sürreya’nın hem anne ve kız olmanın romanı aslında. Terk edilmişliği, terk edilmişliğin kişi üzerindeki etkisini anlamaya başlıyorsunuz biraz da olsa. Anne olmayı, anne olmak istemeyi, becerebilmeyi ya da becerebilmeyi istemeyi sorguluyorsunuz bir noktada. Her kadın anne olmalı mi? Olmak istemeli mi? Gördüğümüzün, toplumun istediğinden farklı hisseden kadınlarda var mı? Peki o kadın nasıl hisseder? İmkansız mı terk etmesine rağmen mutlu olması? İşte bunları sorgulatıyor, onun gözünden bakmanızı, anlamaya çalışmanızı sağlıyor. Kadınlar için bazen de öyle değil mi, ne anne olmak ne eş olmak ne de başka bir sıfata sahip olmayı istememek bilinçli bir tercih olamaz mı? Bu seçim illa da bir travmanın mı sonucudur ya da bu seçim illaki bir travma mı yaratır?

Unutma Beni Apartmanı’nı okurken çok uzunca bir süre tercihen anne olmak istemeyen kadınları düşündüm ve onlar üzerinde, istemeden de olsa en yakınları tarafından kurulan baskıyı… Bu çok rahatsız etti beni, en doğrusunun kendi yaptıkları olduğunu düşünen, sizlerin de aralarına karışıp mutlu bir annecik olmanızı bekleyen yakınlarınızın anlayışı aslında toplumun dayatması değil mi? Ama Sürreya’nın tercihi anne olduktan sonrasına ilişkin, anne olup bunu beceremeyeceğini anlayınca terk etmek, onun tercihi. Okurken bu eylemi de yargılamadım, sadece sorguladım. Susmak, anlamaya çalışmak, insanları seçimleri ile başbaşa bırakmak en doğrusu geldi. Ama terk edilmiş bir çocuğun, ardında terk edilmiş başka bir çocuk bırakması, kızlar annelerinin kaderlerini mi yaşar? sorusunu getirdi aklıma.

Unutma Beni Apartmanı, Süreyya’nın 20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlarını anlatıyor. Düşünceleri, hayata bakışı, tercihleri de buna göre değişiyor tabi. Bir yerden sonra, yalnızlık, pişmanlık, kendine karşı daha dürüst olabilme ve umut kitabın teması oluyor. Hataları telafi edebilme, bilinçsiz yapılan tercihi tersine çevirebilme ve mutlu olabilme umudu…
Kitaba dair bir ayrıntı ise hayatının çok da ileri olmayan bir aşamasında ölümü yaşamış ve ölümün ardında bıraktığı hissi atlatmış ya da atlatamamış olan karakterlerin yollarını kesiştiriyor olması. Bir bakıma, ölümle başlayan, ölümle bağlanan hayatların romanı. Yinede karamsar bir roman değil aslında.

Ben öyle kısa hikayelerden çok, hayatların baştan sona aktığı romanları seviyorum sanırım. Belkide böylece kendi hayatımın da hep aynı şekilde seyretmeyeceğini ya da ben farkında olmasam da inişleri çıkışlar yaşadığını, hayatın bir anda iyi ya da kötü değişebileceğini görüyorum. Rahatlıyorum. Bu roman, insan hayatının, kendi isteğiyle ya da tesadüfen, hayal edilen şekilde ya da hiç umulmayan biçimde, umulmayan anda, iyiye- kötüye evrilebileceğini, bu ihtimalin hep, her yaşta var olabileceğini gösterdi bana ve bu içimi ferahlattı aslında.

Çoğu romana, ne kadar kendinizi bulursanız o kadar bağlanırsınız ya beni hikayeye en çok bağlayan cümle; “Barselona’ya gittim ve hayatımda ilk kez gözümün önünü bile göremeyecek kadar aşık oldum” cümlesi oldu. Onca  edebi, entellektüel, altı çizilesi cümle arasında. Bu cümleden sonra Süreyya ile ilk ortak noktamı buldum ve  Sürreya daha ilgi çekici oldu benim için. Barselona, yakıcı, tutkulu, izleri asla silinmeyen ilk aşkın şehridir benim için de. Tıpkı Barselona- İstanbul arası yaşam sürdüğünü öğrendiğim, kitabın dahiyane yazarı Nermin Yıldırım gibi.

Unutma Beni Apartmanı, yazarın Doğan Kitap tarafından yayımlanan ilk kitabı, ancak yazar bu kitaptan sonra en yenisi 2017 yılında basılmış olan “Dokunmadan” da olmak üzere pek çok kitap yayınlamış. Kendisi aynı zamanda  OT Dergisi yazarı, gazetecilik geçmişi olan Nermin Yıldırım’ın diğer roman ve yazılarını da, Unutma Beni Apartmanı’nı okuduktan sonra takip edin derim. Pişman olmayacak, bu kadını takdir edip, kaleminin akıcılığına ve büyüsüne kendinizi kaptıracaksınız…

Woman!nTouch

 

Kitap adı: Unutma Beni Apartmanı

Kitap yazarı: Nermin Yıldırım

Yayın evi: Doğan Kitap

Basım yılı: 3.Bası 2016

Sayfa Sayısı: 422

Good Reads Puanı:4,10

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir