The Hundred-Foot Journey (2014)

The-Hundred-Foot-JourneyYönetmenliğini Lasse Hallström’ın yaptığı The Hundred-Foot Journey (Türkçe’ye Aşkın Tarifi olarak çevrilmiş), Hindistan’da yaşayan ve kendilerini restoranlarına adamış Kadam ailesinin, yaşadıkları trajik bir olay yüzünden Hindistan’ı terk etmek zorunda kalarak, Fransa’ya göç edip burada yeni bir hayat kurmasını konu alıyor. Baş rollerinde Helen Mirren (Madame Mallory), Om Puri (Papa), Manish Dayal (Hassan) ve Charlotte Le Bon (Marguerite)’un yer aldığı ‘Aşkın Tarifi’ hem bir şefin kariyer hem de aşk macerasını işliyor. Kadam ailesi  göç ettikleri Fransız kasabasında, Hindistan’daki restoranlarını yaşatabilecekleri bir yer bulurlar; fakat kasabalılar Hint yemeklerine hiç alışık değildir. Üstelik restoranlarını kuracakları yer Michelin yıldızı almış başarılı Madame Mallory’nin restoranının hemen karşısındadır. Bütün bunlara rağmen Kadam ailesinin yetenekli oğulları Hassan, azmi ve becerisiyle restoranı ayağa kaldırır. Küçüklüğünden beri baharatların büyüsüyle yemek yapmaya aşık bu genç adamı Madame Mallory de keşfeder ve Hassan’ın yükselişi başlar… Başarılı şef Hassan kariyerinin zirvesindeyken, bir yandan da kendini Marguerite’a kaptırır ve hayatı bambaşka bir yön alır…

The-Hundred-Foot-Journey

Yüzümde güzel bir tebessümle izlediğim filmin müziklerinde ise Mozart’ın eserlerine yer verilmiş. Kafanızı dağıtacak, keyifli, duygusal, bir o kadar da leziz bir film. Sıkılmadan sürüklenip gideceğiniz hikayenin içinde kendinizden de bir şeyler bulacağınıza eminim…

P.s: Peki Michelin Yıldızı nedir ?***

Hepimizin bildiği Fransız lastik markası olan Michelin’den geliyor bu yıldızlar. Michelin’in kurucusu Edouard ve Andre Jules Michelin kardeşler 1900’lü yıllarda mükemmel bir pazarlama stratejisiyle, insanları karayolu seyahatine teşvik etmek, dolayısıyla lastik satışlarını artırmak amacıyla bir rehber düzenlerler. Özetle o dönemin kamyon şoförleri için hazırlanan rehber, Fransa’nın görülmeye değer yerleri hakkında bilgi verir. Binlerce adet bastırılarak bütün Fransa’ya  yayılan bu rehber ile ‘Michelin Guide’ doğuyor.. Daha sonra bu rehber genişletilerek haritaları, tamircileri vs. kapsayan büyük bir rehber haline getiriliyor ve sonrasında rehber ikiye bölünerek 2 farklı kapakta basılıyor. Kırmızı kapaklı rehberde sadece kalınacak oteller ve yemek yenecek iyi restoranlara yer veriyor.

Michelin

Rehber zamanla gelişiyor, ücretli hale geliyor.  Bununla birlikte Michelin kardeşler, restoranları değerlendirmek için  bir müfettiş ekibi kuruyor ve restoranlar bu bağımsız müfettişler tarafından birçok yönüyle değerlendirilmeye başlanıyor. Bu incelemeler gizli olarak gerçekleştiriliyor, müfettişler kendini belli etmeden sıradan bir müşteri gibi hizmet alıyorlar ve yorumlarını yazarak bir değerlendirmede bulunuyorlar. Bu değerlendirmelere nazaran restoranlara yıldızları veriliyor. Toplamda 3 adet yıldız bulunmakta olup bu yıldızların anlamı şu şekilde yorumlanıyor:

*1 Yıldız: Alanında çok iyi bir restoran

**2 Yıldız: Mükemmel yemek, rotayı değiştirmeye değer

***3 Yıldız: Fevkalade bir mutfak, özel bir yolculuğa değer

Yıldızların ömrü sadece bir sene, yıldız verilen restoranlar her yıl denetleniyorlar yani yıldızlarını kaybedebiliyor, aynen devam edebiliyor veya yükselebiliyorlar. Sadece Fransa’yla başlayan bu rehber, günümüzde 23 ülkeyi kapsayan değerlendirmeleri içeriyor ve 90 ülkede satılıyor. Şuanki haliyle bu rehber dünyanın en prestijli  şef ve restoranlarını seçiyor. Kırmızı Michelin rehberi Türkiye’de basılmadığı için Michelin yıldızlı restoranımız yok ama yurt dışı seyahatlerinizde restoran seçimi yaparken bakılacak kriterlerden biridir bu bence. Gideceğiniz yer için Michelin Web Sitesi‘ni ziyaret ederek michelin yıldızlı restoranlara ve görülmeye değer yerlere bir göz atabilirsiniz.

keyiflekeşfet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir