Sıfır Noktasındaki Kadın

Sıfır Noktasındaki Kadın

İlk kez 1984 yılında yayımlanan Neval El Saddavi tarafından yazılan Sıfır Noktasındaki Kadın gerçekte de ailesini küçük yaşta kaybetmiş Mısırlı bir kadının hayatını anlatıyor. Romanın kahramanı Firdevs cinayet işlemekten idama mahkum edilmiştir ve o sıralar doktor olan yazarımız El Saddavi’ye son gününde hikayesini anlatmaya ikna olur.

Kısa bir süre sonra beni almaya gelecekler. Yarın sabah artık burada olmayacağım. Kimsenin bilmediği bir yerde olacağım. İster kral olsun, isterse hükümdar olsun dünyada kimsenin bilmediği o yere, o bilinmeyen hedefe yapacağım yolculuk bana gurur veriyor. Ne zaman  elime bir gazete alıp onlardan birinin resmine rastlasam, yüzlerine tükürüyordum. Mutfak raflarını kaplamak için gereksindiğim bir gazete kağıdına tükürdüğümün farkındaydım. Gene de tükürüyor, tükürüğü  öylece kurumaya bırakıyordum…

Yazarımız, Firdevs’in varlığından, çeşitli suçlardan tutuklu kadın mahkumların kişilik yapıları üzerine yaptığı araştırma sayesinde haberdar olmuştur.  Araştırma yaptığı cezaevinin doktoru Firdevs’ten bahsettiğinde yazarımızın dikkati, diğer mahkumlardan Firdevs’e doğru çevirilir ancak bu merakın nedeni Firdevs’in henüz anlatmadığı hikayesi değil, aksine, hiç kimse ile konuşmayan, yemeklerine dokunmayan bu kadının kendisinin masum olduğuna inanan gardiyanlardan birinin, onun adına yazmış olduğu af dilekçesini imzalamayı başka bir deyişle yaşamayı reddetmesidir.

Yazarımızın görüşme talepleri Firdevs tarafından pek çok kez reddedilir. Bir türlü olumlu yanıt alamayan yazarımızın bu noktada kendini hor görülmüş ve aşağılanmış hissetmesine şaşırmamalı. Yazarın Firdevs ile henüz tanışmadığını, yüzünü görmediğini, sesini hiç duymadığını düşünürsek bu reddedişlerin hayata karşı mı kendisine karşı mı olduğundan emin olamamak ayrı bir merak ve hırs yaratır yazarda. Herneyse en sonunda Firdevs konuşmayı kabul eder. İlk karşılaşma anında Firdevs’in bakışları, duruşu ve ses tonu yazarımızı bir hayli sarsıyor hatta büyülüyor diyebiliriz.  Sonrasında da asıl hikaye anlatılmaya başlar…

Genel bir fikir vermek açısından Firdevs’in açlık ve tecavüzle küçük yaşta tanıştığını söylemek gerekir. Hayatına bir şekilde fahişe olarak devam eder ve sonunda kendisini cezaevinde bulur.

Hikayenin Mısır’da geçiyor olması sizi yanıltmasın, yaşanan olaylar ve anlatılan kişilerle ülkemizde de bol bol karşılaşabilirsiniz.

“Erkeklerden nefret ettiğimin farkındaydım; fakat bu sırrı uzun yıllar başarıyla sakladım. En çok nefret ettiğim erkekler bana öğüt vermeye kalkışanlar ya da beni yaşadığım hayattan kurtarmak istediğini söyleyenlerdi. Onlardan daha çok nefret etmem, benden daha iyi olduklarını ve yaşamımı değiştirmek için bana yardımcı olabileceklerini sanmalarındandı. Şövalye gibi görürlerdi kendilerini; başka koşullarda oynayamadıkları bir roldü bu. Benim düşük bir insan olduğumu anımsatarak, kendilerini soylu ve üstün hissetmek isterlerdi. Kendi kendilerine..”

Mesleğiniz fahişelik olmasa da,hatta karşınızdaki bir erkek olmasa da birilerinin kendini kahraman olarak hissetmek istedikleri anlarda işte tam da buna benzer söylemler çıkar ağızlardan.

Birçok insanın bu hikayeyi okuduğunda, Firdevs’in hayatının tüm dönüm noktalarındaki kararların, karşı cinsin zulmünden kaçma yada onlara üstün gelme isteği doğrultusunda alındığını farkedecektir. Ancak kaçırılmaması gereken önemli bir nokta var: Firdevs’in ilk sarsılışları anne olgusunun kayboluşu ile başlıyor. Bu noktada annesini fiziken değil ama ruhen kaybediyor Firdevs. İlk şok anı annesine, babası ve kendi doğumu ile ilgili sorduğu çocukça sorulara yanıt olarak sünnet edilmesi ile yaşanıyor. Firdevs’e çocukluğunda şefkat ve korunma hissini yaşatan annelik içgüdülerinin yerine erkek egemen toplumun değiştirdiği, korkuttuğu ve aynılaştırdığı bir ruh hali geliyor, anne artık erkeğinden, toplumundan korkan sonrasında köleleşen ve en korkunç olanı bunu normalleştiren bir kadına dönüşüyor.

Akıcı anlatımı ve yerinde saptamaları ile mutlaka okunması gereken bu kitabı kısa sürede bitireceğinize ama kolay kolay unutamayacağınıza eminim. Kitabın ismi itibariyle kadınlara hitap eden bir konusu ve anlatımı olduğu düşünülebilir, nitekim yazarımız hardcore feminist. Yinede hikayenin gerçek oluşu itibariyle erkek okurlar tarafından iyi bir empati aracı olabilir.

Şiddetle öneriyorum..

Woman!nTouch

Kitap Künye:

Kitap adı: Sıfır Noktasındaki Kadın

Yazar: Neval El Seddavi

Yayın evi: Metis Yayıncılık

Basım yılı: 2015

Sayfa Sayısı: 112

Goodreads Puanı: 4,57

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir