Ölü Bir Deniz, Erhan Bener

img_1340Hayat pişmanlıklar için çok kısa…hayat, toplumun bizler için biçtiği rolü sorgusuz sualsiz üstlenmek için, mutsuz yaşamak için, sürüklenip gitmek, bir hayalinin olmaması, onu gerçekleştirmek için çabalamaktan vazgeçmek için çok çok kısa. “Ölü Bir Deniz” bir aşk romanı aslında ama sonuçta bana bunları hatırlattı bir kez daha. Bu kitap, okuduğum en güzel, en gerçek, en samimi aşk romanı. Böyle bir hikaye, bu şekilde içe dönüşler, cümleler, analizler ancak çok ama çok iyi bir gözlemci tarafından anlatılabilir. Kendimizle ilgili iç hesaplaşmaları, eleştirileri tahlileleri yapmak, kendimizi tanımak en meşakkatli uğraş iken , yazar bunu hem hemcinsi için hem de anlaşılması zor bir kadın için, o kadının gözünden yapıyor.

Geçip gitmiş 55 yıllık yaşantısını sorgulayan, huzuru kendi seçemediği eşi ve artık büyümüş olan çocuklarından, günlük alışkanlıklarından kaçarak yalnızlıkta arayan emekli biyoloji öğretmeni Adnan Refik bir yanda; işinde ve topluma yansıttığı yaşamında başarılı, yaşadığı döneme göre modern ancak iç dünyasında toplum baskısıyla başa çıkamamış, duygusal boşluğunu doldurmamış, büründüğü rolün dışına çıkamayan banka kambiyo müdürü Yüksel bir yanda. Roman, bu iki karakterin iç sorgulamaları, geçmişe dönüşleri ve sohbetleri ile geçen 1 haftayı ve gerçek bir aşkı anlatıyor. Çocukları artık kendi ayakları üzerinde durabilecekleri noktaya gelen Adnan Refik bey herşeyi geride bırakıp bir sahil kasabasına yerleşmek için kaçar ve kendine ufak basit bir eve aramak için bir süreliğine otele yerleşir. İş hayatı, kocasının ve oğlunun umarsızlığından bıkmış, tek dayanağı olarak torunu kalmış olan Yüksel hanım ise bir süreliğine izin alarak aynı otele tatile gelir. İkili ilk kez otel restoranında tanışır, sohbetleri ilerledikçe bambaşka bir hayatın olabileceğini keşfeder, yalnız kaldıkları anlarda kendilerini, geçmişlerini sorgular ve ölü bir denizin kıyısında birbirlerine aşık olurlar. Ancak özgürlük, aşk, geçmiş bağlılıklar ve toplumun beklentilerini yenebilecek midir? Romanın 80’lerin başı Türkiyesinde geçtiğini ve dönemin toplumsal yapısı ve Anadolu’da büyüymüş bir insan ile şehirde yetişmiş bir karakteri irdeleyerek bir anlamda dönem ve toplum eleştirisinde bulunduğunu belirtmekte de fayda var sanırım.

Kitabın yazarı Erhan Bener, 2007 yılında sessiz sedasız vefat etti, ardında bir çok roman, öykü, deneme, çeviri ve ödüller bırakarak. Dahiyane tespit ve gözlemler yapan, bu kadar donanımlı, böyle akıcı, beyninize çivi gibi çakılan cümleler kuran, kalp çarpıntısı yaşatan, her yönüyle size dokunan bir yazar, Erhan Bener. “Ölü bir Deniz” romanı ise her zaman bende yeri ayrı olacak bir kitap oldu; naifliği ve gerçekliği ile.

Herkesin okuması, ama belli bir olgunluğa eriştiği yaşta okuması gereken bir roman.

P.S: Rutkay Aziz ve Türkan Şoray’ın başrollerinde oynadığı, romandan uyarlanan aynı isimli Ölü Bir Deniz filmi ise Atıf Yılmaz’ın yönetmenliğinde 1989 yılında çekilmiş. Filminde döneminde oldukça ses getirdiği kesin. Ancak bana sorarsanız önce kitabı okuyun derim. :)

Kitap Künye

Kitap adı: Ölü Bir Deniz

Yazar: Erhan Bener

Yayın evi: Varlık Yayınları

Basım yılı:

Sayfa Sayısı:

Goodreads Puanı: 3,65

 

Woman!nTouch

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir