Beirut Geri Döndü!

imageBeirut geri döndü! 11 Eylül’de piyasaya sürülen ‘ No No No’ albümü ile 4 yıllık aradan sonra karşımızdalar. Albüm, ‘Gibraltar’, ‘No No No’, ‘At Once’, ‘August Holland’, ‘As Needed’, ‘Perth’, ‘Pacheco’, ‘Fener’, ‘So Allowed’ olmak üzere 9 parçadan oluşuyor. Toplamda 30 dakika bile sürmeyen albümü tekrar tekrar dinlemek isteyeceğinize eminim. Bu esnada ise albüme de ismini vermiş olan ‘No No No’ da duraklamak ve özellikle bu şarkının melodilerinin keyfine varmak isteyebilirsiniz.

Grup hakkında bilgi sahibi olmayanlar için kısaca bilgi vermek gerekirse Beirut; Zach Condon, Perrin Clouiter, Jason
Poranski, Nick Petree, Kristin Ferebee, Paul Collins, Jon Natchez, Kelly Pratt ve Ben Lanz’den oluşan ve ilk albümleri “Gulag Orkestar ” (2006) dan itibaren farklı tarz ve melodileri ile (en azından bende) bağımlılık yaratmış ABD (Santa Fe) menşeli indie (independent: bağımsız) rock grubu. Batı Avrupa ve Balkan müziğini birleştirerek yorumlamış olan grubun müzik tarzını folk ve caz arasında bir yere koyabiliriz sanırım. Grup, ismini almış olduğu Beyrut’da hiç bulunmamış, ancak grubun kurucusu ve vokali Zach Condon, Beyrut’u antik Müslüman kültürle çevrili şık bir kent olarak hayal etmiş ve yaptıkları müzik için, hayal ettiği bu şehrin ismini uygun görmüş.

Beirut pek çok defa İstanbul’ da konserler verdi ve Türkiye’ye hiç yabancı değiller. Şarkılarında kullandıkları; Çello, akordiyon, trompet, trombon, gitar, keman, bateri, tef, ukulele, saksafon ve mandolin gibi bir çok enstrümana sahne şovlarında da yer verdiklerini ve hem görsel hem de müzikal olarak fazlaca keyifli performans ortaya koyduklarını konserlerine gitmiş olanlar bilir. Gitmemiş olanlar içinse temennim grubun en yakın zamanda yeni bir konser için İstanbul’ u ziyaret etmesi.
Grubun popüler şarkılarından olan Postcards From Italy, A Sunday Smile, Elephant Gun parçalarını, isimlerini bilmiyorsanız bile kesinlikle bir yerlerde duymuş, dinlemiş ve sevmişsinizdir. İşte bu şarkıların sahibi grubun tüm albümleri baştan sona hem dingin hem melankolik ama bir yandan da neşeli şarkılarla dolu. Grubun herhangi bir parçası için mutluyken dinlenir, üzgünken dinlenilir diye bir geneleme yapabilmek mümkün değil. Her ana ve hisse uyan şarkıları var. Bir şarkı sizi en mutlu anınıza götürürken bir başka seferde mutsuzluğunuza ortak olabiliyor mesela.Tamamen modunuza bağlı, dinlediğiniz melodi modunuza uyum sağlıyor ve sizi yaşamak istediğiniz hisse, olmak istediğiniz yere götürüveriyor.
İşte “No No No” albümü de tam da böyle, her parça hem dingin hem neşeli. Eski albümlerini takip eden biri olarak, belki de daha alışamadığım için, diğer albümlerden bir tık daha geride kalmış diyebilirim ama Beirut bu, ne kadar kötü olabilirki. Favori şarkım şimdilik “No No No” ama fazla da ayrım yapamıyorum. Dinledikçe daha çok seviyorum. Hadi siz de dinleyin…

Woman!nTouch

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir