Malina, Ingeborg Bachmann

20160805_112139Kişiler: Ivan, Adras, Bela(çocuklar); Ben ve Malina

Yer: Viyana

Zaman: Bugün

Malina, Ben’in (kadının) Malina ile birlikte yaşadığı 6 numaralı daire ile büyük aşkı Ivan’ın yasadigi 9 numaralı dairenin bulunduğu Macar sokağında geçen, aşkın, bireyselliğin, tutkunun, ölümün, yaşamın, gerçeklik ve hayallerin romanı.

Anlaşılır olamadığımın ve kitabı tanıtmaktan ziyade  kafanızı karıştırdığımın farkındayım. Ancak baştan söylemek gerekir ki Malina’yı salt kurgusunu saptamaya çalışarak okursanız ya da klasik bir roman bekliyor iseniz hayal kırıklığına uğrar ve belkide yarısına dahi gelmeden bırakabilirsiniz. Ingerborg Bachmann tarafından kaleme alınmış kitap bilinç akışı tekniği ile yazılmış ve bu çok da alışık olduğumuz ve rahat okunabilen bir tarz değil. Belirli bir olay örgüsü ya da romandaki karakterlere ilişkin belli bir kurgu mevcut değil. Hatta romandaki karakterler belki de hiç mevcut değil. Kitaba ismini veren Malina’nın roman içerisinde var olan bir karakter mi olduğundan yoksa roman anlatıcısının bilincinin içinde mi yer aldığından kitabı bitirdikten sonra da emin olamayacaksınız ki bu da zaten olması gereken.

“Ivan ve Ben : bir noktada birleşen dünya.

Malina ve Ben, ikimiz bir olduğumuz, için: ayrıklaşan dünya.”

Bir çok cümleyi, paragrafı, bölümü alıntılamak isterdim, kitabı anlatabilmek adına ama anlatılabilir mi? Pek sanmıyorum. Baştan söylemek gerek. Zor bir kitap! Bir kısmında sürüklenip giderken, diğer bölümde bir durup düşünüyor, düşünmek zorunda kalıyor ve yinede anlamakta zorlanıyorsunuz. Bunun nedeni ise kitabın bilinç akışı tekniği ile yazılmış olması. Bu teknikte düşünceler akar gider. Bir bütünlük olmadan, daha çok karakterlerin düşünce akışı olduğu gibi okura aktarılmaya çalışılır ve aslında kişilik, karakter, insan tüm çıplaklığı ile gözler önüne serilir.

Malina romanında da ana karakter kadın, aslında Bachmann’ın iç dünyasını yansıtmaktadır. Bachmann, bir röportajında, Malina romanını ‘tinsel, kurgu ürünü bir otobiyografi’ olarak tanımlamıştır. Romanda feminist yazarın bakış açısı, sorgulamaları, aşka dair yaşadıkları, yazarın gözünden ortaya konuluyor. Aslında geçmişteki aşkı ve bugünkü aşkını, karşılaştığı engelleri, sorgulamalarını, iç hesaplaşmalarını anlatıyor ve bunu nokta atışı tespitleri ile yapıyor.

Romanın hangi anda gerçeklikte hangi anda bilinç dışında olduğunu kavramak ve kavramaya çalışmakla uğraşmaktan ziyade cümlelere, paragraflara, alt yapıya ve haddim olmayarak söylüyorum ki, felsefesine odaklanın. O zaman her şey daha berraklaşacak ve kitabı okumak, okurken anlatıcının o acısını yaşamak, hissetmek keyifli bir hal alacaktır.

Woman!nTouch

Kitap Künye:

Kitap adı: Malina

Yazar:  Ingeborg Bachmann

Yayın evi: Yapı Kredi Yayınları

Basım yılı: 2016

Sayfa Sayısı:  312

Goodreads Puanı: 4,04

 

2 thoughts on “Malina, Ingeborg Bachmann

  1. Deniz dedi ki:

    Kitabı okumamış biri olarak söyleyebilirim ki kitap hakkında aydınlatıcı ve merak uyandırıcı bir yazı olmuş. Tebrikler.

  2. Woman!nTouch dedi ki:

    Teşekkür ediyoruz..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir