Lucifer, 2015-2020

Daha önceki yazılarımda da paylaşmıştım, bıkmadan usanmadan CSI ve türevlerini izleyen biri olarak uzun zamandır karşıma çıkan ama reklamlarına denk geldikçe burun kıvırdığım bir diziye başladım: Lucifer. Netflix’deki afişleri ucuz bir gerilim dizisini andırsa da konunun gerilimle hiç alakası olmadığını söyleyebilirim. Hatta zaman zaman içinizi ısıtan ve alt metinde hayat dersi vermeyi ihmal etmeyen bir polisiye seri.

LuciferWithAngelWings

Şuan final sezonunun (5.sezon) çekimleri devam eden dizinin başrolünde Cehennem’deki görevinden sıkıldığı için Los Angeles’a tatile gelen Lucifer, nam’ı değer şeytan yer alıyor. Tom Ellis’in (Lucifer Morningstar) canlandırdığı Lucifer neşeli, umursamaz, zevk düşkünü (uyuşturucu, seks ve alkol en sevdiği üç şey olabilir) ve aşırı özgüvenli bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Lucifer, karakterini ve kimliğini gizlemek yerine herkese şeytanın kendisi olduğunu defalarca dile getiriyor ancak tabiki günümüz Dünya’sında bu bir gerçek olarak algılanmak yerine, Lucifer’in aklı havada, konuşurken sürekli metaforlar kullanan ve muhtemelen sorunları olan bir birey olarak görülmesinin ötesine geçemiyor. Dizinin bir diğer başrolünü ise LAPD dedektifi olan Chloe (Lauran German) üstlenmiş. Bir soygun sırasında öldürülen babasının izinden gidip polis olan Chloe (bu kısım biraz klişe farkındayım), boşanma aşamasında, bir kız çocuğu sahibi, oldukça ahlaklı ve ciddi bir polis memuru. Bu iki karakterin nasıl yollarının kesiştiği ise dizinin ilk bölümü itibariyle izleyiciye sunuluyor.

İlgi çekici iki diğer karakter ise bir şekilde Lucifer’in terapistliğini üstlenen Linda Martin (Rachael Harris) ve Lucifer ile Dünya’ya inen ifrit (cehennem cini) arkadaşı Mazikeen (Lesley-Ann Brandt). Linda mesleği itibariyle Lucifer ile genellikle terapilerde biraraya geliyor ve Lucifer’in kendini sorgulamasını sağlayacak yollar açıyor. Terapi sahneleri sıkıcı olmaktan ziyade içsel sorgulama, anlama ve kabullenme aşamaları mümkün olduğunca neşeli bir şekilde izleyiciye sunuluyor.

Dizinin her bir bölümü birbirinden bağımsız cinayet olaylarının çözülmesini konu ederken, sezon boyunca devam eden ilişkiler ve olaylar ile bölümler birbirine bağlanabilmiş. Cinayetler bekleneceği üzere pek karmaşık değil, hatta bazılarının arka sokaklar tadında olduğunu söylemek yersiz olmaz, ancak özellikle Lucifer karakteri üzerinden seyirciye sunulan diyaloglar diziyi oldukça keyifli bir hale getiriyor ve sıkılmanıza pek olanak sağlamıyor.

Özellikle ilerleyen sezonlarda dizideki mistizm düzeyi artarken efektler halen yeterli düzeye gelmiyor. Sanırım yapımcılarının ve izleyenlerin de böyle bir beklentisi yok. Buradan da anlaşılabileceği gibi, belkide bu yazıdan sonra izlemeye başlayacağınız bu dizi “Supernatural” değil, daha çok “Mentalist”in ilahi karakterler ve olaylarla çekilmiş bir üst versiyonu denebilir.

Kafa dağıtmak isteyen polisiye severlere şimdiden iyi seyirler..

KeyifleKeşfet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir